1. Home
  2. DünyaMutfakları
  3. Marsilya Yemek Turu – Culinary Backstreets

Marsilya Yemek Turu – Culinary Backstreets

0

Marsilya yemek turu bizim için daha başlamadan heyecan yaratmıştı. Fransa genelinde, emeklilik yaşının artırılmasına dair yasaya karşı, genel grev çağrısı yapılmıştı ve büyük katılımla uyulacağı da belliydi. Hatta turun ertesi gün bizi Lyon kentine götürecek tren seferi iptal edilmişti, yerine yeni tren bileti aldık, o bilet de iptal edildi, neyse ki üçüncüsünde iptal edilmeyen seferi yakalayabildik. Marsilya yemek turu öncesinde neyse ki Culinary Backstreets bize durumu incelediklerini, uğranacak tüm lezzet durakları ile görüştüklerini ve turu gerçekleştireceklerini bildirdiler.

Daha önce Culinary Backstreets ile Lizbon yemek turu yapmış ve aşırı memnun kalmıştık. Marsilya tren istasyonu önündeki, şehrin sembollerinden kabul edilen merdivenlerde rehberimizle buluştuk. Merdivenlerde yer alan heykeller üzerinden şehrin tarihçesi üzerine bilgiler edindik. Marsilya, Fransa’nın dünyaya ticari olarak bağlanmasını sağlayan en önemli limanlardan birine sahip ve bu limanın getirdiği farklı kültürler Marsilya mutfağını Fransa’nın diğer bölgelerinden hayli farklı hale getirmiş. Bu limanın, vaktiyle Avrupa’da büyük kayıplara neden olan İspanyol gribinin de kıtaya giriş yaptığı yer olduğu yer olduğunu iddia ediyorlar.

Marsilya Yemek Turu - Rezene

Kahvaltı ile Marsilya Yemek Turu Başlangıcı

Marsilya yemek turu, istasyona hayli yakın bir kahve mekanında mideleri şenlendirmeye başladı. Kahvelerimizin yanına, rehberimiz kendi yanında getirdiği iki farklı hamur işi lezzeti ikram etti. Biri gözleme tarzında, ballı, diğeri ise ortası marmelatlı, ağızda dağılan hamurdan yapılmış bir turta. Bir yandan yerken bir yandan da rehberimizin Marsilya mutfağındaki kültürel çeşitlilik hakkındaki paylaştıklarını dinledik.

Mekanın hemen karşısında İzmir döner diye bir dükkan vardı. Marsilya’da Orta Doğu ve Afrika kökenli çok sayıda insan yaşıyormuş ve mutfak kökenini de bu çeşitlilik oluşturuyormuş. Culinary Backstreets’nin düzenlediği bu turun adı da aslında “Bouillabaisse’in Ötesinde: Marsilya’nın Çok Kültürlü Yahnisine Dalmak”. Bouillabaisse deniz mahsullerinden yapılan ve şehrin en önemli yemeği olarak lanse edilen güveç tarzı bir yemek. İlginç olan, sınırlı sayıda restoranın menüsü yer alıyor ve fiyatı çok pahalı. Daha da ilginç olan bu turda tadacaklarımız arasında bu yemek yok ve rehberimiz bunun turist tuzağı olduğunu, turun yerel yiyecekler içerdiğini belirtti.

Market Durakları

Kahvaltı sonrası ilk durağımız büyücek bir bakkal oldu. Ortadoğulu işletmecinin dükkanında çok sayıda Türk markalı ürün vardı. İsli ya da tuzlu korunmuş çeşit çeşit deniz ürünü de satıyorlar. Bu dükkandaki tadım sürprizi ise pastırma oldu. Gerçekten bizim usulümüz ile hazırlanmış.

Tur esnasında mutfak gereklerine yönelik iki yere daha uğradık. Bunlardan biri, baharat, turşu ve kurutulmuş atıştırmalıklar satan bir dükkandı. Açıkçası Kemeraltı’nda görmeye alışık olduğumuz ürünler satıyorlardı. Elimizde birer tane cevizli kuru hurma ile çıktık dükkandan, çok da lezizlerdi.

Yenilebilir nesneler hariç, mutfakta ihtiyaç duyulacak her şeyi satan alışveriş merkezi gibi bir dükkana da girdik. Tencere tavadan, sabuna, masa örtüsünden, tost makinesine ne ararsanız var. Sabun, Marsilya’nın en önemli ticari üretimlerinden biri, bolca ithal de ediyorlar. Bu dükkanda dev boyutlu sabunlar vardı, güzel bir düğün hediyesiymiş, banyo kenarına konup yıllarca kullanılıyormuş.

Marsilya Yemek Turu - Panisse

Ayaküstü Tadımlar – Marsilya Yemek Turu

Marsilya yemek turunda (Marseille Food Tour) bir sonraki tadımımız Panisse oldu. Güney Fransa’nın popüler bir atıştırmalığı. Cenevizliler tarafından buraların mutfağına sokulmuş. Vegan bir yiyecek. Bezelye unundan yapılan tuzlu bir hamurun kızartılması ile yapılan çıtırlar. Bir sokak tezgahından önümüzde kızartıldı, kese kağıdı ile bana teslim edildi. Grubumuzun en yiyicisi benim.

Sonraki durağımız ise bir Lübnan restoranı oldu. Öğle servisi için hazırlanan restoranda oturmadık. Tezgaha bizim için çok tanıdık lezzetler hazırlanmıştı. Bulgur köftesi tattık. Tahmin edebileceğiniz gibi çiğ köfteyi andırıyor, ancak bizim usule göre çok daha sulu, mercimek köftesinden bile daha sulu, elle kolay tutulamayacak kadar. Bir de bizim usule göre daha az baharatlı.

Fransız Kafesinde Öğle Molası

Gezerken acıkınca Paris stilini andıran bir kafe restoranda yerimizi aldık. Menünün günlük olarak, mevsimin ürünleri ile oluşturulduğu, listenin tahtaya yazıldığı bir kafe. Rehberimiz bizim için siparişi verdi, yemekler ortaya geldi, paylaşarak tükettik. Hepsi de çok lezzetliydi.

Marsilya Yemek Turu - Fransız Kafesi

Fırınlanmış Pırasa; portakallı sosla birlikte iri parça pırasaları fırında pişirmişler, üzerine mozarella peynir içeren bir harç koymuşlar,

Rezene; birkaç iri parçaya ayrılıp fırınlanmış, üzerine peynirli domatesli bir sos eklenmiş,

Alabalık; bizde yerli somon diye de pazarlanan pembe etli alabalığı fümelemişler, alabaş rendesiyle sundular, güzel bir uyum olmuş,

Domuz fileto; fileto yazdım ama dilim değil iri kütle bir parça et, kaparili, mantarlı bi sosla sunuldu.

Fransız mutfağının alameti farikası soslardır, yani birbirlerinden ayrı pişmiş parçalar tabakta buluşur.

Marsilya yemek turumuzun sonraki durağı şehrin Senegal köklerine oldu. Pastels dedikleri, farklı ülkelerde empanadas olarak da adlandırılan, içi bol dolgulu çörekler yapan bir yere gittik. Çörek diyorum ama, börek gibi, fakat malzeme yufkaya değil direk hamura sarılıyor. Ben çok seviyorum bunları, üstelik Türkiye’deki gibi içi bol malzemeli yapıyorlar.

Son Tadımlar

Sonraki durağımız İstanbul Kebap yanındaki Tunus tatlıcısı oldu. Kızartılmış hamurun şuruplanması ile oluşturulmuş birçok çeşit tatlıları vardı. Hem çıtır kızarmış tatlıların birinden, hem de içi dolgulu tatlı kurabiyelerden aldık. Daha elimizdekileri bitiremeden bir çikolata dükkanına daldık. Dükkanın sahibi Türk bir çiftti. Hayatlarını yıllar önce Marsilya’ya taşımışlar.

Çikolata tadımı da yaptıktan sonra liman bölgesinde, tarihi bir binada yer alan bir bar turumuzun son durağı oldu. Birer içki ile turumuzu sonlandırdık. Benim tercihim Fransız rakısı Pastis oldu. Bizim rakımıza göre daha tatlımsı bir içki bu. Yemek yanı tüketilmektense aperatif olarak daha uygun bir içki.

LEAVE YOUR COMMENT

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.